Online terapi anksiyete
Psikolog Dilruba Yurdsever ile anksiyete desteği

Bitmeyen Bir Tedirginlik Hali: Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete, gerçek bir tehdit olmaksızın kişinin geleceğe dair hissettiği yoğun endişe halidir. Bu endişeyi kişinin bedeninde meydana gelen fiziksel uyarılmalar seyreder ve bu süreç kişinin günlük işlevselliğini bozacak niteliktedir. Kaygı bozukluğu gelişiminde her ne kadar genetik faktörler etkili olsa da kişinin nörotransmitter dengesizliği ve geçmişteki travmatik yaşantları hatta günlük hayatıında yaşamış olduğu iş problemleri, kronik rahatsızlıkları da önemli rol oynamaktadır.

Ansiyete her yaştan ve cinsiyetten bireylerde görülse de yoğunluk olarak 21 ile 40 yaş aralığında ve kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla yaşandığı tespit edilmiştir. Travmatik yaşantıları,kronik stres faktörleri fazla olan ve ailesinde ruhsal hastalık öyküsü olan bireylerde anksiyete görülme olasılığı normal popülasyona göre fazladır.

Okuma Önerileri


Anksiyetenin bireylerde meydana getireceği 3 farklı etki vardır. Birincisi fiziksel belirtilerdir ve burada kişi titreme, terleme, mide problemleri, kas gerginliği, baş dönmesi vb. problemler yaşamaktadır. İkincisi ise psikolojik ve duygusal belirtilerdir. Burada da kişi kontrol edemediği bir kaygı yaşamakla beraber zihinsel boşluk, unutkanlık, tahammülsüzlük, ölüm korkusuyla karşı karşıya kalmaktadır. Üçüncü belirti ise davranışsal belirtilerdir. Birey burada kendisine kaygı yaratabileceğini düşündüğü ortam ve kişilerden kaçma eylemi göstermekle beraber yoğun uyku problemleri de yaşayabilmektedir.


DSM-5 sınıflandırmasına göre çeşitli anksiyete bozuklukları vardır.

Bunlar;

  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Çeşitli konular üzerinde en az 6 ay boyunca süren endişe durumudur.
  • Panik Bozukluk : Kişinin panik ataklarının 2 veya 3’ten fazla tekrarladığı bozukluktur.
  • Sosyal Anksiyete Bozukluğu: Kişinin yargılanma veya rezil olma düşüncesiyle sosyal ortamlardan kaçınması durumudur.
  • Özgül Fobi: Birtakım nesne veya durumlara karşı yoğun korku duyulmasıdır.
  • Ayrılık Kaygısı Bozukluğu: Duygusal olarak bağlı olunan çevre veya kişilerden ayrılma korkusudur.
  • Selektif Mutizm ( Seçiçi Konuşmazlık): Bağlı olduğu çevre dışında kişinin konuşamama durumudur. Genellikle çocuklarda rastlanan bir durumdur.
  • Madde/İlaç Kullanımı Kaynaklı Anksiyete Bozukluğu: Bir ilaç veya maddenin kullanımı veya bırakma durumlarında ortaya çıkan anksiyete bozukluğudur.

Bireyler kaygı bozukluklarıyla baş edebilmek adına profesyonel destek almalı ve bununla beraber kendi günlük rutinlerinde uyku- beslenme düzenlerine dikkat etmelidirler. Anksiyete krizi yaşandığı zamanlarda kişi nefes egzersizleri yapmayı denemeli, güvenli bir alana geçmeli ve yaşadığı durumun geçici olduğunu kendine tekrarlayarak dikkatini dağıtmalıdır.

Kişiye yaygın anksiyete bozukluğu teşhisi konulabilmesi için en az 6 ay neredeyse her gün devam etmesi gerekmektedir. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde düzenli egzersiz, doğa yürüyüşeri, sağlıklı beslenme rutinleri, nefes egzersizleri ve güvenli sosyal ilişkiler kurmak oldukça iyi gelmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Anksiyete ile uyku sorunları arasında nasıl bir bağlantı vardır ?

Kişinin hissettiği yüksek kaygı düzeyi uykuya dalmayı zorlaştırmakla beraber uykusunu tam alamayan bireylerde de kaygı merkezi tetiklenmekte ve anksiyete şiddeti artmaktadır.

Anksiyete günün hangi saatlerinde yoğunlaşabilir?

Sabah uyanma saatlerinde ve gece uykuya dalmadan hemen önceki zaman dilimlerinde daha yoğun yaşanmaktadır.

Anksiyetesi olan kişi nasıl davranır?

Anksiyete yaşayan birey genellikle gergin, tedirgin ve endişeli ruh halindedir ve hep kötü düşünceler hakimdir.

Anksiyeteyi tetikleyen şeyler nelerdir?

Travmatik yaşantılar, genetik yatkınlık, yaşam tarzı gibi birçok faktör anksiyeteyi tetiklemektedir.

Geceleri anksiyete neden daha yoğun hissedilir?

Kişinin gün boyunca bastırdığı stresler ortaya çıkmaktadır ve beyin gece sakinliğinde sorunları daha büyük algılamaktadır.

Sosyal ortamlarda anksiyetesi olan kişi nasıl davranabilir?

Sosyal anksiyetesi olan bireyler kendilerini yavaş yavaş maruz bırakarak odağını kendinden alıp çevresine vererek kaygılarını hafifletebilir.